Almelek Sanat Galerisi 26 Kasım 1988'de kurulmuştur. “Sanat bir gereksinimdir” düşüncesine olan inancı, Almelek Sanat Galerisi'nin sanatsal ve toplumsal aktivitelerde yer almasının nedenini oluşturmaktadır.

Nitelikli ve çağdaş sergiler açmayı hedefleyen galerimiz, sanatçılarını ve eserlerini basılı materyal ve medya kanalıyla en iyi şekilde tanıtarak sergilerin toplumun her kesiminden mümkün olduğu kadar fazla kişi tarafından izlenmesini amaçlamaktadır. Yılda 6 – 7 sergi düzenleyen galerimiz, kişisel sergilerin yanı sıra Grup Sergileri, Koleksiyon Sergileri, destek ve teşvik amaçlı Genç Sanatçılar sergilerini düzenli olarak sürdürmektedir.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, 19 yıl boyunca istikrarlı bir şekilde düzinelerce sergi açtığımızı görüyoruz. Galerimizde, Türk sanatının -ilk aklımıza gelen- önemli ustalarından Bedri Rahmi Eyüboğlu, Hüseyin Gezer, Nuri İyem, Zerrin Bölükbaşı; yabancı sanatçılardan Robert Di Credico, Roberto Ferruzzi ve Frank Meisler; grup sergilerimizden Leopold Levy ve Öğrencileri, Bedri Rahmi Öğrencileri, Yurt Dışındakiler Almelek’te ve her yıl düzenlediğimiz Yontu Dünyamızdan ve Genç Sanatçılar sergileri bunların başında gelir.  Sanat fuarlarına her yıl düzenli olarak katılan Almelek Sanat Galerisi, değişik performans gösterileriyle de (konser, happening, dans - mim gösterileri) fuar kavramına yakışan uyumlu sanatsal aktiviteler gerçekleştirmektedir.

Galerimiz Ocak 2008’den itibaren Bebek Ayşe Sultan Korusu’ndaki yeni mekânında sanatseverleri ağırlamaya devam etmektedir.

ALMELEK SANAT GALERİSİ’NDE MÜZİK SOHBETLERİ

Almelek Sanat Galerisi 5 Ekim 2009’dan itibaren yeni bir etkinlikle sanatseverlere kapılarını açıyor. Almelek’te gelecek sezon İstanbul Devlet Opera ve Balesi Rejisörü Recep Ayyılmaz yönetiminde müzik tarihi üzerine sohbetler gerçekleştirilecektir.

Seyrederek ve dinleyerek müzik tarihinde seyahat...

İlkçağ’dan başlayarak 20 yy. a uzanan dilimde müzik sanatının oluşumunu gelişimini ve vardığı noktayı seyrederek ve dinleyerek tanımak anlamak. Klasik müziği tüm dönemlerde (Barok, klasik, romantik vs.) bestecileri ve en tanınmış eserleri ile dinleyerek ya da seyrederek kimi kez karşılaştırarak tartışarak algılamak…

Bach’dan Beethoven’e, Monteverdi’den Rossini’ye, Verdi’den Puccini’ye, Debussy’ye Paganini’ye, Chopin’e, Mozart’ın ve daha bir sürü önemli bestecinin yapıtlarına ve yaşam hikayelerine ve müzik dünyasındaki önemlerine uzanacak bu yolculuk da, aynı zamanda müzik terimlerini (Opera, sonat, konçerto, allegro, andante, soprano, alto,vs.) uzak doğu müziği, Türk müziği, İbrani müziği, Bizans ezgileri vs..leri tanıyacağız. Enstrümanlar ve orkestra düzenleri hakkında bilgi sahibi olup, dinlediğimiz müzik parçalarının bilimsel analizleri ile eseri daha bilinçli ve kolay dinleme boyutuna kulaklarımızı taşıyacağız..

Carmen, Nabucco, Aida, Sihirli Flüt, Tosca gibi Opera eserlerini konusu ve müziği ile analiz ederek daha derinlemesine tanıyacağız. Konçertolar ve senfoniler dinleyerek kimi kez edebiyat’la mitoloji ile müziğin ilintisini yakalayacağız. İlkel insanın müziğinden yola çıkarak melodilerin gelişimini notaların kullanım biçimlerinin değişimini, yakalanan melodilerin nedenlerini ve sonuçlarını konuşacağız. Yani insanlık tarihinin akışı içinde müzik sanatının gelişimini anlamak için, adım adım seyahat edeceğiz.. Bunu yaparken klasik müziğin gelmiş geçmiş en büyük yorumcularının icralarını dinleyerek CD olarak bir arşiv oluşturacağız.

Sanatçının Biyografisi

Recep Ayyılmaz sanat yaşamına radyo çocuk tiyatrosunda başladı. Tiyatro eğitimini İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda, yüksek müzik eğitimini İ.T.Ü Devlet Konservatuarı’nda, ikinci yüksek öğrenimini de Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı.

Recep Ayyılmaz Şehir ve Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak çalıştı. Ardından İstanbul Devlet Opera ve Balesi kadrosuna geçti. Kültür Bakanlığı ve Fransa Büyükelçiliği destekleri ile Paris Devlet Opera ve Balesi’nde yönetmenlik stajını yaptı. Saraydan Kız Kaçırma, La Serva Padrona, Sevil Berberi ve Don Pasquale sahnelediği eserlerden bazılarıdır.

Halen İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde rejisör olarak görev yapmakta olan sanatçı son olarak geçtiğimiz günlerde Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde prömiyeri yapılan “Orphee et Eurydice” adlı operayı da sahneye koymuştur.